Diş ağrısının türü, yani zonklayıcı mı olduğu, bastırınca mı geldiği ya da sıcak ve soğukla mı başladığı, olası nedeni hakkında ipucu verir. Aynı tür ağrı farklı sorunlarda görülebildiği için ağrının niteliği tek başına tanı koydurmaz; değerlendirme muayene ve röntgenle yapılır.
Soğuk bir içecekle ya da tatlıyla gelen, uyaran ortadan kalkınca birkaç saniye içinde geçen sızı çoğu zaman dişin yüzeyine yakın sorunlarla ilişkilidir. Açıkta kalan kök yüzeyi, aşınmış mine, başlangıç aşamasındaki bir çürük ya da yeni yapılmış bir dolgu bu tür hassasiyete yol açabilir. Dişin içindeki sinir ve damar dokusu olan pulpa bu aşamada genellikle henüz kendini toparlayabilecek durumdadır.
Sıcak ya da soğuk ortadan kalktıktan sonra dakikalarca süren ağrı, pulpa iltihabının ilerlediğini düşündürebilir. İleri aşamada ağrı sıcakla artıp soğukla hafifleyebilir. Bu tablo çoğu zaman pulpanın geri dönmeyecek şekilde etkilendiği bir duruma işaret eder; bu durumda uygulanan tedavi kanal tedavisi sayfasında anlatılıyor.
Hiçbir uyaran olmadan başlayan ve kalp atışıyla birlikte zonklayan ağrı, özellikle geceleri uyandırıyorsa, genellikle pulpanın ileri derecede iltihaplandığını ya da kök ucunda bir enfeksiyon geliştiğini düşündürür. Ağrının yeri tam belirlenemeyebilir; kulağa, şakağa ya da aynı taraftaki karşı çeneye yayılabilir.
Zonklamaya yüzde şişlik, ağızda kötü tat ya da ateş eşlik ediyorsa apse olasılığı akla gelir. Gece belirginleşen ağrının olası nedenleri gece artan diş ağrısı yazısında anlatılıyor.
Dişe bastırınca, üzerine ısırınca ya da hafifçe vurunca artan ağrı çoğu zaman dişin kökünü çevreleyen dokulardaki bir sorunla ilişkilidir. Kök ucundaki iltihap, çatlak diş, yüksek kalan yeni bir dolgu ve diş eti cebindeki iltihap bunların başında gelir.
Isırıp bırakırken gelen keskin ve kısa ağrı çatlak dişte sık görülür. Diş “uzamış” gibi hissediliyor ve ısırınca ağrıyorsa kök ucunda iltihap düşünülebilir. Bu ayrımlar bastırınca ağrıyan diş yazısında ayrıntılı anlatılıyor.
Bu belirtiler tek başına bir sonuca götürmez; aynı kişide birkaç neden bir arada da bulunabilir. Bu durumların ve diğer olası nedenlerin daha ayrıntılı listesi diş ağrısının nedenleri yazısında.
Tedavi ağrının türüne değil, muayenede bulunan nedene göre planlanır. Genel olarak şu seçenekler söz konusudur:
Hangi seçeneğin uygun olduğuna hekiminiz muayeneden sonra karar verir ve gerekirse birkaç tedaviyi birlikte planlar. Örneğin apseli bir dişte önce drenaj, ardından kanal tedavisi ve kuron gerekebilir.
Bir iki günden uzun süren, uyaran geçtikten sonra da devam eden, geceleri uyandıran ya da bastırınca artan ağrıda diş hekimine görünmek gerekir. Ağrının türüne bakarak kendi kendine tanı koymak yanıltıcı olabilir; bu yazı olası durumları tanıtmak içindir.
Yüzde ya da boyunda hızla artan şişlik, göz çevresine yayılan şişlik, ateş, yutma ya da nefes alma güçlüğü varsa beklemeden acil servise başvurun ya da 112’yi arayın. Bu belirtiler enfeksiyonun çevre dokulara yayıldığını gösterebilir.
Her zaman göstermez. Canlılığını yitirmiş bir dişte enfeksiyon ilerlerken ağrı azalabilir ya da hiç olmayabilir. Buna karşılık açıkta kalan bir kök yüzeyi, ciddi bir sorun olmadan keskin bir sızı yapabilir.
Yalnızca soğuk ya da tatlıyla gelip hemen geçiyorsa çoğu zaman dişin yüzeyine yakın bir sorunu düşündürür. Ataklar sıklaşıyor, uzuyor ya da kendiliğinden başlamaya başladıysa sorun ilerliyor olabilir ve muayene gerekir.
Dolgunun altında yeni çürük, dişte çatlak, yüksek kalan bir dolgu ya da derin bir dolgudan sonra pulpanın etkilenmesi olası nedenlerdir. Dolgudan sonraki ağrı diş dolgusu çeşitleri ve dolgudan sonra ağrı yazısında ayrıca anlatılıyor.
Sinüzitte ağrı genellikle birden fazla üst dişte birden hissedilir, öne eğilince artar ve burun tıkanıklığı ya da akıntısıyla birlikte görülür. Yine de iki durum birbirine çok benzeyebilir; ayrımı muayene ve gerekirse röntgenle hekim yapar.
Bayrampaşa’daki İlkdent Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nde uygulanan kanal tedavisi hakkında bilgiyi polikliniğin sayfasında bulabilirsiniz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve tanının yerine geçmez. Size uygun tedaviyi muayeneden sonra diş hekiminiz belirler. Son güncelleme: 21 Ekim 2026.